Keyifle gittiği iş yerinde; bir anda nedenini bile anlayamadığı şekilde; iş akdi işveren tarafından sona erdirilen işçi işsizliğin ve gelecek korkusunun yarattığı psikolojik baskı ve moral bozukluğu ile o an ne yapacağını bilememektedir.

İşverenler ise genellikle konumunun verdiği rahatlık ile hareket ederken, hukuki olarak işçiye göre daha çok danışma desteği almaktadır. Kötü niyetli işverenler işçinin aksine işten çıkarma konusunda tecrübe sahibi olmaları nedeni ile işçiyi hukuksal olarak zor duruma düşürebilmekte;  işçiye tazminat ve diğer işçilik haklarını vermemek için çeşitli yöntemlere başvurulmaktadır.

Örneğin işçinin maaş ve diğer ücretlerinin ödenmemesi veya gerçek maaşını ispatlamasına rağmen SGK’ya  işçinin gelirinin asgari ücret üzerinden bildirilmesi; işçi açısından haklı fesih nedenidir.

Kıdem tazminatı her halükarda (istifa halinde de) ödenecek bir tazminat değildir. Yani iş akdini bir başka işe girmek için v.s gibi kendisine özgü nedenler ve kendi isteği ile sona erdiren (istifa eden) işçi kıdem tazminatına hak kazanamamaktadır.

İşten atılan işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir. Bunun dışında işçi aşağıdaki nedenlerle iş akdini kendisi sona erdirse de kıdem tazminatına hak kazanır;

a) Askerlik

b) kadınlar için evlenme

c)  emekli olma

d) emekli olmak için çalışma ve prim süresinin doldurup yaş haddinin beklemek,

e) iş yerinden ve işverenden kaynaklanan ciddi sebepler (ve ölüm hallerinde ise mirasçılar,) mevcut olduğu taktirde iş akdi işçi tarafında da sona erdirilse dahi kıdem tazminatına hak kazanılır.